gokyuzu.org

Gökyüzünde Şölen

Gökyüzünde güzel görüntüler oluşturan iki gök olayı 12 Ağustos’ta gerçekleşecek. Gün batımından hemen sonra, alacakaranlıkta; Venüs, Satürn, Mars ve hilal şeklindeki Ay şova başlıyor. Gece yarısından sonra ise Kahraman Göktaşı Yağmuru ile şölen sabaha kadar devam edecek.

Venüs, Satürn ve Mars gezegenleri ile henüz iki günlük olan Ay yaklaşık 10 derece çapında bir alan içerisinde birbirlerine çok yakın bir konumda batı ufku üzerinde olacaklar. Bu sıralanmayı görmek için Güneş battıktan sonra batı ufku üzerine bakmanız yeterli. Neredeyse 22.00’a kadar gezegenlerin ve Ay’ın bu güzel sıralanışlarını görebileceğiz.

Ancak bundan sonra, gezegenler ve Ay ufkun altına geçtiğinde, şölen bitmiyor; çünkü o saatlerde Kahraman Göktaşı Yağmuru başlamış olacak. En yoğun saatlerini gece yarısı ve sabah alacakaranlığı arasında yaşayacak olan Kahraman Göktaşı Yağmuru, pek çoğumuz için gezegenlerin ve Ay’ın sıralanışından daha etkileyici bir şova dönüşecek.

Bu göktaşı yağmuru, Swift-Tuttle Kuyrukluyıldızı’nın kalıntılarından kaynaklanıyor. Bu kuyrukluyıldız her 133 yıl da bir Güneş Sistemi’ni ziyaret eder ve arkasında toz ve çakıl kalıntıları bırakır. Dünyamız, bu kalıntıların içinden geçtiğinde ise bu toz ve çakıl taşları gezegenimizin atmosferine girer ve bir parlamayla birlikte parçalanır. Bu göktaşı yağmurunun isminin Kahraman olmasının nedeni ise göktaşlarının Kahraman Takımyıldızı’ndaki bir noktadan çıkıyormuş gibi görünmesidir.

Swift-Tuttle’ın kalıntıları çok geniş bir alan kaplar. Şuan Dünya bu kalıntıların kıyısında diyebiliriz. 12-13 Ağustos gecesi ise gezegenimizin bu kalıntıların tam ortasından geçmesi bekleniyor. Bu yüzden de 12-13 Ağustos gecesi oldukça fazla sayıda (saatte yaklaşık 80 ile 100) göktaşı görülmesi bekleniyor. Son yıllara göre, bu Kahraman Göktaşı Yağmuru’nun daha güzel geçmesi bekleniyor; çünkü ışığıyla gözlemleri olumsuz etkileyen Ay bu tarihlerde gökyüzünde olmayacak. Gökyüzündeki bu güzelliği ise hiçbir araca gerek olmadan, ışık kirliliğinin olmadığı bir yerde, yere uzanarak seyredebilirsiniz.

Gökyüzünüz açık olsun!

Kaynak : NASA

2010 Delta Kova (Aquarid) Göktaşı Yağmuru

27 Temmuz sabahı eğer ışık kirliliği olmayan bir yerde bulunursanız çok şanslısınız. Çünkü o gün Delta Kova (Aquarid) Göktaşı Yağmuru var. 12 Temmuzda başlayan ve 19 Ağustos’ta sonlanması beklenen göktaşı yağmuru 27 Temmuz gecesi maksimum sayıya ulaşıyor. Yağmurun saçılma noktası Kova Takımyıldızı. Saatte görülebilecek olan sayı ise 20. Ama aynı gece dolunay evresinde olan Ay ise Kova Takımyıldızı’nın komşusu Oğlak Takımyıldızı’nda. Bu da gözlem verimini oldukça düşürebilir. Aslında bu göktaşı yağmuru iki farklı yağmurdan oluşuyor. Kuzey ve Güney Kova Göktaşı Yağmurları. Fakat bu iki göktaşı yağmurunun etkin olma zamanları ve yerleri birbirine yakın olduğu için bunlara Kova Göktaşı Yağmuru deniyor. Asıl yağmuru Güney Kova Göktaşı Yağmuru yarattığı için aşağıdaki resimde de bu göktaşı yağmuru gösterilmiştir. Kuzey Kova Göktaşı Yağmuru biraz daha kuzeyde bulunur.

Plüton Gözlem İçin İyi Konumda

Plüton bu hafta, Yay (Sagittarius) Takımyıldızı’ndaki simsiyah toz bulutu Barnard 92’den geçecek.

Görüntüde Plüton’un 2010’da izlediği yol görülüyor. Telif Hakkı : Sky&Telescope

Bir amatör gökbilimci Alfredo Garcia Jr., “Dün gece, iki kere 25 cm.’lik teleskopumu kullanarak Plüton’u görüntüleyebildim (aşağıda).” diyor. Garcia, bu görüntüyü Kaliforniya, Lockwood Vadisi’nden almış.

İki çizgi arasında Plüton yer alıyor. (Resmi büyültmek için üzerine tıklayınız.) Telif Hakkı : Alfredo Garcia Jr.

“Plüton çok sönüktü ancak karanlık arka planda açıkça görülüyordu. O anı yakalayabildiğim için çok mutluyum.” diyor Garcia.

Bir cüce gezegen olan Plüton’u gözlemek için ise en az 20 cm.’lik açıklığa sahip bir teleskop, ışık kirliliğinden tamamen uzak bir bölgede olmak, biraz sabır ve iyi bir gökyüzü haritası gerekiyor.

Heavens Above internet sitesinden elde edilen bir başka görüntüde Plüton. (Resmi büyültmek için üzerine tıklayınız.) Telif Hakkı : Heavens Above

Plüton’un yerini tespit edebilmek için Stellarium gibi bilgisayar programları kullanabileceğiniz gibi Heavens Above gibi bulunduğunuz yerin koordinatlarını ve gözlem yapacağınız saati girip gökyüzünü gösteren sitelerden yararlanıp gözleminizi yapabilirsiniz.

İlgili Bağlantılar:

  • Heavens Above (Yer ve saat girdikten sonra gökyüzünün durumunu öğrenebilirsiniz.)
  • Stellarium (Bu programı bilgisayarınıza indirip kullanabilirsiniz.)

Kaynaklar : SpaceWeatherSky&TelescopeHeavensAbove

Yaz Üçgeni Gökyüzünde Yükseliyor

Her ne kadar ülkemizin büyük bir bölümünde yağışlar, bulutlu hava ve serin hava hüküm sürse de yaz mevsimi çoktan geldi bile. Haziran ayının bu son günlerinde ise yazın gökyüzündeki habercisi ‘yaz üçgeni’ yükselişini sürdürüyor.

Görüntüde Yaz Üçgeni: Vega, Deneb ve Altair oluşturuyor. Resmi büyültmek için üzerine tıklayınız.)

Temmuz ayında gökyüzünde en yüksek konumuna ulaşan yaz üçgenini, Lir Takımyıldızı’ndan Vega, Kartal Takımyıldızı’ndan Altair ve Kuğu Takımyıldızı’ndan Deneb yıldızları oluşturuyor. Bu üçgen yaz aylarının parlak yıldızlarından oluşan, gökyüzünde Güneş’in batmasıyla birlikte görüldüğünde bize yazın geldiğini işaret ediyor. Ayrıca yaz üçgeni gibi kış üçgeni de bulunuyor (Sirius – Betelgeuse – Procyon yıldızları).

Yaz üçgeni şuan gece yarısından önce doğu yönü ile başucu noktasının arasında yer alıyor. Temmuz ayının ortalarına doğru gece yarısında en yüksek konumunda yer alacak ve yaz aylarının sonundaysa giderek alçalacak ve yerini kış üçgenine bırakacak.

Yaz aylarında elbette yaz üçgeninden başka gözlemler de yapabiliriz. Gözleyebileceğimiz gök cisimlerinden bazıları:

Gezegenler:

Mars: Şu sıralar batı ufku üzerinde yer alan kızıl gezegen Güneş battıktan birkaç saat sonra batıyor. İlerleyen günlerde ufkun üzerindeki yüksekliği giderek azalacak ve Eylül ayının başında akşam gökyüzüne veda edecek.

Satürn: Güneş battıktan 2 saat sonra batan batı ufku üzerindeki gezegen, gözlem için hala uygun konumda bulunuyor. Ağustos sonunda ise iyice alçalmış olacak.

Venüs: Bir süredir batı ufku üzerinde gördüğümüz gezegen, yavaş yavaş güneye doğru kayıyor. Temmuz ayında görünür çapı ve parlaklığı artan Venüs, Ağustos ayında ufkun üzerinde alçalmaya başlıyor.

Merkür: Geçtiğimiz günler akşam gökyüzüne geçen gezegen, Temmuz ayının ortalarında alacakaranlıkta batı ufku üzerinde çıplak gözle görülebilecek hale geliyor. Ağustos ayında ise giderek alçalan Merkür, ayın sonlarına doğru çıplak gözle görülemeyecek ancak dürbünlü ve teleskoplu gözlemciler için iyi bir konumda.

Jüpiter: Uzun bir süredir sabah gökyüzünde yer alan gezegen, Temmuz ayıyla birlikte gece yarısından önce doğmaya başlıyor ve bir başka dev gezegen Uranüs ile yakın konumda bulunuyor. Ağustos ayında ise Güneş battıktan 2 saat sonra doğuyor.

Derin Uzay Cisimleri:

M13: Herkül Takımyıldızı’nda yer alan bu küresel yıldız kümesi, Güneş battığında gökyüzünde bulunuyor ve Temmuz ile Ağustos ayları boyunca dürbün ve küçük teleskoplu gözlemciler için iyi bir konumda.

M27: Bir diğer adı Halter (Dumbbell) Bulutsusu olan Tilkicik Takımyıldızı’nda ve ayrıca yaz üçgeninde bulunan bu gezegenimsi bulutsu, yaz boyunca gözlem için iyi bir konumda.

Göktaşı Yağmurları:

Perseid Göktaşı Yağmuru: Swift-Tuttle Kuyrukluyıldızı’nın neden olduğu Kahraman (Perseid) Göktaşı Yağmuru, 17 Temmuz ve 24 Ağustos tarihleri arasında, en yüksek yoğunluğa ise 12 – 13 Ağustos tarihlerinde ulaşıyor.

Gökyüzünüz açık olsun…

Mars – Regulus Buluşması

Gökyüzünde artık yeni bir çift yıldız var! Mavi renkli Regulus ile Kızıl gezegen Mars bu akşam yakın görünümde olacaklar (1 derece).

Görüntüde sol altta mavi renkli Regulus yıldızı, sağ üstte ise kızıl gezegen Mars görülüyor. (Resmi büyültmek için üzerine tıklayınız.) Telif Hakkı : Pete Lawrence

Aslan Takımyıldızı’nın parlak yıldızı Regulus 1.4 kadir parlaklığındayken, kızıl gezegen Mars 1.2 kadir parlaklığında olacak. Gün batımından hemen sonra batı yönüne baktığınızda bu hemen hemen aynı parlaklıktaki ikiliyi kolayca görebilirsiniz. Hem herhangi bir gözlem aracı olmadan hem de dürbün ya da küçük bir teleskopla gözlediğinizde Regulus’un maviliği ile Mars’ın kırmızılığının oluşturduğu bu güzel buluşmaya tanık olabilirsiniz.

Bu haritayı kullanarak Regulus ve Mars’ı gökyüzünde bulabilirsiniz.(Resmi büyültmek için üzerine tıklayınız.) Telif Hakkı : SpaceWeather

Jüpiter’deki Çarpışma

Amatör gökbilimciler Avustralya’dan Anthony Wesley ve Filipinler’den Christopher Go, birbirlerinden bağımsız olarak, Jüpiter’in üzerinde bir çarpışma tespit ettiler.

Jüpiter’de Çarpışma (beyaz renkte görülen bölgede), 3 Haziran TSİ 23.31, Broken Hill/Avustralya. (Resmi büyültmek için üzerine tıklayınız.) Telif Hakkı : Anthony Wesley

Bu olay 3 Haziran TSİ 23.31’de gerçekleşti ve Jüpiter’in bulutları üzerinde bir parlamaya neden oldu(Görüntüde beyaz renkli bölge).

“Jüpiter’de canlı bir çarpışmaya tanık olduğuma hâlâ inanamıyorum.” Diyor Go.

“Çarpışmanın olduğu bölgede sonraki yarım saat ve daha sonrasında çarpışmadan hiçbir iz yoktu.” Diyor Wesley.

Jüpiter’deki Çarpışmanın birleşik görüntüsü. (Resmi büyültmek için üzerine tıklayınız.) Telif Hakkı : Anthony Wesley/ Broken Hill Avustralya

Bu olaya neyin neden olduğu ise bilinmiyor ancak bir asteroit ya da kuyrukluyıldız olabileceği düşünülüyor. Her iki durumda da çarpışmanın olduğu noktada daha önce gerçekleşmiş olan çarpışmalarda olduğu gibi koyu bir alanın oluşması bekleniyor. Profesyonel ve amatör gökbilimciler ise Jüpiter’i görüntülemek için işe koyuldular.

İlgili Bağlantılar:

Kaynak : SpaceWeather

2010’da Ceres

En büyük ve ilk keşfedilmiş asteroit olan Ceres, amatör gökbilimciler için kolayca görülebilen bir ‘cüce gezegen’, diğer en parlak olanı 14 kadir parlaklığındaki Plüton. Şu an için Ceres küçük bir kesim için tanıdık geliyor olabilir ancak NASA’nın Dawn uzay aracı 2015’in Şubat’ında Ceres’e ulaştığında, asteroitin yüzeyi hakkında bize daha önce görülmemiş bilgiler gönderecek ve Ceres Dünya çapında bir üne kavuşacak.

Mayıs ayının sonlarında, Ceres 7.6 kadir parlaklığında herhangi bir teleskoptan ya da gelişmiş bir dürbünden rahatlıkla görülebilecek.

Haziran ayının başlarında, Yay Takımyıldızı’nın hemen yukarısındaki Deniz Kulağı Bulutsusu’nun güneyinde yer alacak. Deniz Kulağı Bulutsusu, ışık kirliliğinden etkilenmeyen gökyüzünde dürbünler için bile kolay bir hedef. 7.5 kadir parlaklığındaki Ceres dürbünde iğne deliği kadar küçük görülecek, fakat teleskopta biraz daha büyük ve net.

Ceres karşı konumuna 18 Haziran’da 7.2 kadir ile ulaşıyor. O tarihten önce, asteroit geceyarısından sonra gözlem için en iyi konumda.

Temmuz boyunca Ceres’in parlaklığı düşüyor, her gece daha erken doğuyor ve akşam gökyüzünde daha yüksekte yer alıyor.

Ağustos’ta 8 kadir olan Ceres, gökyüzünde iyi bir konumda olacak.

Kaynak : SkyAndTelescope

McNaught C/2009 R1 Kuyrukluyıldızı En İyi Konumunda

İyi bir kuyrukluyıldız gözlemi  yapabilmek çok zordur. Çoğu kuyrukluyıldız Güneş’e yaklaştığında en parlak halini alır, yani en iyi konumunda bulunur. Bu durumdayken de Güneş’in parlaklığı arasında ya da gün batımı ve gün doğumunda ufka çok yakın olduğundan görülmesi zorlaşabilir.

19 Mayıs’ta Michael Jaeger 8 kadir parlaklığındaki C/2009 R1 Kuyrukluyıldızı’nı görüntüledi. Görüntüde kuyrukluyıldız yeşil renkte, kuyruğu ise mavi renkte görülüyor. (Resmi büyültmek için üzerine tıklayınız.) Telif Hakkı : Michael Jaeger

Bu ilkbahar ve yaz McNaught C/2009 R1 Kuyrukluyıldızı da en iyi konumunda olacak. Kuzey Yarım Küre’deki gözlemciler, parlaklığı giderek artan kuyrukluyıldızı Haziran ayının bir bölümünde gün ağarırken teleskoplarıyla hatta dürbünlerle bile gözleyebilirler.

Mayıs ayının geri kalan kısmında,  astronomik alacakaranlıktan bir saat önce doğarken parlaklığı yaklaşık 8.5 kadir olacak. En iyi konumundayken, gün ağarmaya başladığında doğu ve kuzey doğu ufku üzerinde olacak.

31 Mayıs’ta McNaught muhtemelen 6 ya da 7 kadir parlaklığında, 2. kadirden Beta Andremedae yıldızının 2.5° güneydoğusunda yer alacak.  40° kuzey enleminde bulunan gözlemciler , 20° yükseklikte kuyrukluyıldızı görebilecekler. Fakat  son dördün evresine yaklaşan Ay  gökyüzünü biraz aydınlatacak.

5 Haziran sabahı, kuyrukluyıldız geniş bir alan kaplayan NGC 752 açık yıldız kümesinin kuzeyinde yer alacak. 6 ve 7 Haziran’da 2 kadir parlaklığındaki çift yıldız Gamma Andromedae yıldızına yaklaşık  2° yakın olacak. Ay ise gittikçe inceliyor ancak kuyrukluyıldıza çok yakın.

Haziran ayının ortalarında McNaught Kuyrukluıyldızı en ilginç halini alıyor; parlaklığı artarken gün ağarmaya başlamışken yüksekliği azalıyor. Ayrıca gökyüzünde artık Ay da bulunmuyor.

10 Haziran sabahında, Kahraman (Perseus) Takımyıldız’ndaki M34 açık yıldız kümesi ile 1° gibi çok yakın bir konumda ve 13 Haziran’da ise 1.8 kadir Mirfak (Alpha Persei) yıldızının 3° güneyinde olacak. 15 Haziran’da Güneş ufkun üzerinden parlamaya başlıyorken yaklaşık 15° yükseklikte bulunacak, fakat her gün bir önceki günden 1° daha düşük yükseklikte yer alacak.

21 Haziran’da, 0 kadir Kapella (Capella) yıldızının yakınından geçecek. 24 Haziran’da 2 kadir Beta Aurigae yıldızının yakınından geçerken ise ufkun üzerinde oldukça düşük bir yükseklikte yer alacak. Mc Naught 4 ya da 5 kadir parlaklığına kadar ulaşabilir ancak, Ay tekrar gökyüzünde olacak.

2 Temmuz’da günberi konumuna gelecek olan kuyrukluyıldız haziran ayının sonundan itibaren ise görülemeyecek.

McNaught Kuyrukluyıldızları

McNaught C/2009 R1 Kuyrukluyıldızı, Avustralya’daki Siding Spring Gözlemevi’nde çalışan Robert H. McNaught tarafından adlandırılan 54 kuyrukluyıldızdan bir tanesidir. McNaught , bu kuyrukluyıldızı 17 kadir parlaklığındayken, 9 Eylül’de alınan bir görüntüde buldu. Daha once alınan görüntüler incelenerek kuyrukluyıldızın yörüngesi belirlendi.

McNaught kuyrukluyıldızların en ünlülerinden C/2006 P1Kuyrukluyıldızı (‘2007’nin Muhteşem Kuyrukluyıldızı’ olarak da bilinir), 2007 senesinin ocak ayının ortalarında -5 ve -6 kadir parlaklığında görüldü.

19 Mayıs’ta McNaught C/2009 R1’i Görüntüleyen Michael Jaeger’in Web Sitesi:

Kaynak : Sky And Telescope

Göktaşı Yağmurları ve Gözlemi

Göktaşı; büyüklüğü bir kum tanesiden, büyük bir kaya parçasına kadar değişebilen kuyrukluyıldız kalıntılarıdır. Halk arasında ‘kayan yıldız’ ya da ‘meteor’ olarak da bilinir. Gerek ‘zamanında’ gerekse bir anlık pencereden baktığımızda, gökyüzünde ışıklı bir iz bırakarak kaybolduklarını görürüz.

Swift-Tuttle Kuyrukluyıldızı’nın neden olduğu Kahraman (Perseid) Göktaşı Yağmuru sırasında alınan bir göktaşının görüntüsü.

 Göktaşı kelimesi yerine de kullandığımız, İngilizce bir kelime olan meteor, Yunanca ‘gökyüzünün yukarısı’ anlamındaki  “meteōros” sözcüğünden gelir. Ayrıca uzaydaki hareketleri süresince değişen konumlarına bağlı olarak çeşitli adlar alırlar; meteoroid; uzayda hareket etmekte olan kaya parçaları, meteor; Dünya’nın atmosferinden girerek ışıldayan parçacıklar ve meteorite; Dünya atmosferinden girdikten sonra yeryüzüne ulaşan kaya parçaları.

Göktaşı yağmurları, Güneş Sistemi’nin iç kısımlarına yaklaşmakta olan bir kuyrukluyıldızın arkasında bıraktığı kaya parçalarından kaynaklanır. Bilim insanları göktaşı yağmurlarına neden olan kuyrukluyıldızları saptayabiliyorlar. Örneğin; Thatcher Kuyruluyıldızı’nın neden olduğu Lir Göktaşı Yağmuru, ünlü Halley Kuyrukluyıldızı’nın neden olduğu Eta Kova Göktaşı Yağmuru. Kuyrukyıldızın bıraktığı bu parçaların içinden geçen Dünya, atmosferine girmeye başlayan meteoroidlerle karşılaşır. Bu parçalar, atmosferin üst tabakalarında temasla birlikte ışıldamaya yani yanmaya başlarlar.

Dikkatli bir şekilde Dünya’nın çekim etkisine giren ve yanmaya başlayan göktaşlarını takip ederseniz belirli bir noktadan çıkıyormuş gibi olduklarını fark edebilirsiniz. Bir göktaşı yağmuru da bu noktanın bulunduğu takımyıldızı ile adlandırılır. Örneğin; şu sıralar en etkin günlerini yaşayan Eta Kova Göktaşı Yağmuru’nda, adından da anlaşılabileceği gibi, göktaşları Kova Takımyıldızı’ndaki bir noktadan çıkıyormuş gibi görünür.

Eta Kova Göktaşı Yağmuru’nda göktaşlarının çıkş noktası Kova Takımyıldızı’nda bulunuyor. Telif Hakkı : Earthsky

Göktaşı yağmurları, herkesin gözleyebileceği bir gök olayıdır. Hiçbir gözlem aleti gerekli değildir. Göktaşı yağmuru gözlemi için etrafın açık olduğu (binalar, evler, ağaçlar vb. olmadığı), ışık kirliğinden az etkilenen bir bölgede bulunmak gerekir. Hangi mevsimde olduğunuza bağlı olarak açık arazide olduğunuz için kalın giysiler, çiy, böcekler ve soğuğa karşı çeşitli koruyucular gerekebilir. Yanınızda ne kadar sürede kaç göktaşı gözlediğinizi not edebilmek için not defteri ve kalem, ayrıca gece görüşünü etkilemeyen kırmızı bir fener bulundurabilirsiniz. Gözlerinizin karanlığa alışması için birkaç dakika bekledikten sonra göktaşlarının çıkış noktasının bulunduğu takım yıldızına bakmanız yeterlidir.

Göktaşı yağmuru gözlemlerinde çıplak gözle yaptığınız gözlemler dışında; küçük bir dürbünle göktaşı gözlemlemeye çalışabilir, 5 ya da 15 dakika gibi uzun pozlarla göktaşlarının fotoğrafını çekebilirsiniz.

Kaynaklar: Sky and TelescopeEarthSkyNASA

Cassini ve Amatörler Satürn’de Fırtına Görüntüledi

Amatör gökbilimcilerin de yardımıyla, NASA’nın Cassini uzay aracının birleşik kızılötesi tayfölçer aleti Satürn’ün atmosferindebüyük bir kar fırtınası gözlemledi. Araç, bugüne kadar gezegenin fırtınalarında sıcaklık ve gaz dağılımını en ayrıntılı gösteren verileri topladı.

Amatör gökbilimci Christopher Go,13 Mart 2010’da bu fırtına görüntüsünü aldı. Ok, fırtınanın yerini; kırmızı çizgiler ise Cassini’nin birleşik kızılötesi tayfölçer aletinin verileri topladığı yeri gösteriyor. (Resmi büyültmek için üzerine tıklayınız.) Telif Hakkı : C.Go ve NASA/JPL-Caltech/GSFC

Veriler, bu yıl Washington’da görülen en büyük kar fırtınasından en az beş kat daha büyük bir fırtına olduğunu gösteriyor.

NASA’nın Goddard Uzay Uçuş Merkezi’nde (Goddard Space Flight Center)  birleşik kızılötesi tayfölçer takımının üyesi Gordon Bjoraker; “Amatörlerin böyle bir keşif yapması bizi çok heyecanlandırdı.” diyor.

Cassini’nin radyo ve plazma dalgaları aleti ve görüntüleme aracı, bir süredir Satürn’ün orta enlemleri etrafındaki bir bant üzerinde yıldırım ve fırtınaları takip ediyordu. Fakat Cassini’nin görüntüleme ve tayfölçer gözlemleri aylar önceden yerini alırken, fırtınalar sürekli yer değiştirebilir.

Aralarında Anthony Wesley, Trevor Barry ve Christopher Go’nun bulunduğu amatör gökbilimciler, düzenli olarak radyo ve plazma dalgalarını toplayan aletlerin verdiği uyarıyla Şubat’ta birçok kez onlarca görüntü aldılar.

Mart’ın sonlarında, geçen yaz Jüpiter’in üzerinde bir darbe sonucu oluşmuş yeni koyu noktayı tespit eden Avustralyalı Wesley, Cassini görevindeki bilim insanlarına fırtınanın bir fotoğrafıyla birlikte bir e-posta gönderdi.

Wesley e-postasında; “Bu görüntülerin Cassini veya Hubble Uzay Teleskopu tarafından görüntülenmiş olduğunu düşündüm ve Cassini tarafından da bu görüntülerin alındığından emin olmak istemiştim.”  Demiş.

Şans eseri, birleşik kızılötesi tayfölçer aleti fırtınanın bulunduğu enleme odaklandı. Bilim insanları, orada fırtınalar olabileceğini biliyorlardı ancak bu fırtınaların ne zaman etkin olacaklarını bilmiyorlardı.

25 ve 26 Mart’ta tayfölçer ile alınan görüntülerdeki veriler, umulduğundan daha fazla fosfin (Satürn atmosferinin derininde bulunan bir tür gaz) ve troposferin üst katmanlarından alt katmanlarına malzeme sürükleyen güçlü bir akımın varlığını gösteriyor. Tayfölçerin verileri aynı zamanda, fırtınanın kanıtı olarak; tropopoz’un (durgun stratosfer ve düşük hareketli troposfer arasındaki sınır) çevresindeki bölgelere göre yaklaşık -272.65 C derece daha soğuk olduğunu gösteriyor.

Marylan Üniversitesi’ndan birleşik kızılötesi tayfölçer ekibinde yardımcı bilim insanı Brigette Hesman; “Satürn’ün soğuk stratosferinden 100 kilometre aşağıda uçan bir balon pilotu, amonyak-buz kar fırtınası yaşayabilirdi.” Diyor. “Bu kar fırtınaları, yıldırımların gözlendiği ve su ile amonyaktan bulutların oluştuğu, 100 ya da 200 kilometre aşağıdaki daha güçlü fırtınalarla güçlenebilir.”  diye sözlerine ekliyor Hesman.

Kaynak : NASA