gokyuzu.org

Güneş Işımasında Sürpriz

Güneş ışımaları, Güneş Sistemi’ndeki en güçlü patlamalardır. Bir patlama yaklaşık  100 milyon hidrojen bombasının gücüne eşittir ve bir patlama olduğunda  1 tane atom bile bu patlamadan bozulmadan kalamaz. Ama 5 Aralık 2006 tarihinde beklenmedik bir şey oldu.

 2006 yılındaki Güneş Işıması

5 Aralık 2006 tarihinde olan Güneş ışımasının şiddeti çok büyüktü. (Güneş ışımaların büyüklüğünü ölçmekte kullanılan Richter ölçeğine göre X1 büyük patlamalar için kullanılırken bu patlama X9 şiddetindeydi.) Bu patlama son 30 yılın en büyük patlamasıydı.

Güneş’in atmosferinde patlamadan sonra yayılan şok dalgalarından, bilim adamları patlamadan yayılan parçacıkların yolda olduğunu anladı. Patlamadan yaklaşık 1 saat sonra ilk parçacıklar ulaştı ve onların bombardımanı yaklaşık 90 dakika sürdü. Fakat gelen bu parçacıklar bilim adamlarını çok şaşırttı çünkü bunlar bozulmamış hidrojen atomlarıydı.(İçinde Güneş’in en yaygın ikinci maddesi helyum bile yoktu.) Bundan da yaklaşık yarım saat sonra beklenen parçacıklar(bozulmuş atomlar – helyum, demir ve oksijen gibi) geldi.

Merak edilen konu şuydu: Neden hidrojen atomları diğer sonradan ulaşan atomlar gibi bozulmadı? Bilim adamları bu olayı şöyle açıklıyorlar: Başlangıçta hidrojen aslında parçacıklardan (yani elektron ve protonlardan) oluşuyordu. Güneş’te patlama olunca parçacıklar hızlıca yol almaya başlıyorlar. Yeterince uzaklaştıktan sonra da yolculukları sırasında protonlar, elektron yakalıyorlar ve hidrojene dönüşüyorlar. Diğer bir soru da şuydu: Neden hidrojen atomları, bozulmuş atomlara göre daha erken geldiler? Bilim adamları bunun nedenini de şöyle tahmin ediyorlar: İyonlar yani bozulmuş parçacıklar Güneş’in manyetik alanından etkileniyorlar ve yollarına zig zag çizerek devam ediyorlar. Ama bozulmamış hidrojen için böyle bir şey söz konusu olmadığından yoluna dümdüz devam ediyor. (Bunun sonucu olarak iyonlar tüm açılardan gelirken, hidrojen atomları belli bir açıdan gelmiştir.)

Patlamadan bozulmamış hidrojen yayıldığı ilk defa fark edildi ve bilim adamları tekrar böyle bir patlama olmasını bekliyorlar.

Kaynak:science.nasa.gov

Sıçrama Saniyesi

GMT (Greenwich Mean Time) ile 31 Aralık 2008 tarihinde saat 23.59.59’de tüm Dünya’daki atomik saatlere 1 saniye eklenecek. Nedeni de şu: Bir gün tam olarak 24 saat değildir. 24.0000003 saattir. Bu sondaki küsüratın nedeni ise 1967’de değiştirilen saniye tanımı. (Burada astronomik tanımdan atomik tanıma geçilmiştir.) Bunun için belli bir zamandan sonra atomik saatlerdeki süre ile Dünya’nın kendi etrafındaki dönme süresi birbirine eşit olmayacaktır. Bunu engellemek için Uluslararası Dünya Dönüş Ekseni ve Referans Hizmetleri (International Earth Rotation and Reference Systems Service-IERS), Eşgüdümlü Evrensel Zaman’a (Coordinated Universal Time-UTC) Türkiye saati ile 1 Ocak 2009’da 1.59.59’da Dünya’daki tüm atomik saatlere bir sıçrama saniyesi ekleyecek. Böylece astronomik ve atomik süreler birbirine eşitlenecek. 

Kaynak: skyandtelescope.com

İkizler Göktaşı Yağmuru

Her yıl görülen İkizler (Geminid) Göktaşı Yağmuru , Aralık’ın 13’ünü 14’e bağlayan gece Dünya, yok olan kuyrukluyıldız 3200 Phaethon’un kalıntısının içinden geçerken zirveye ulaşıyor. Genellikle saatte 120 kayan yıldızın görüldüğü göktaşı yağmurunda, bu sene parlak Ay ışığı nedeniyle saatte sadece 30 kayan yıldızın görülmesi bekleniyor. Halâ iyi bir göktaşı yağmuru sayılabilir. Daha iyi bir sonuç için  13 Aralık günü saat 22:00’dan, 14 Aralık sabahı hava aydınlanana dek gökyüzünü seyretmeye çalışın (tabi soğuğa dayanabilirseniz).

Satürn’ün Halkaları Kayboluyor

Satürn’ün uydusu Titan, Satürn’ün önünden geçerken.

Eğer son zamanlarda Satürn’e bakmadıysanız şimdi çıkıp bir bakın çünkü Satürn’ün halkaları yok oluyor. Aslında görünürde öyle. Satürn’ün halkaları hemen hemen kapanmış durumda.  Satürn’ün halkaları Ay sonunda sadece 0.8o açıklıkta olacak ve çok uzun bir süre boyunca ince kalacak. Gezegen Güneş’in etrafındaki bir turunu 14-15 yılda tamamlıyor ve halkalar Dünya ile aynı hizaya geldiği sırada sadece bir çizgi olarak görünebiliyor. Hatta küçük bir teleskopla bakıldığında yok olmuş gibi görünebiliyor. Bu yok olma olayı 10 ay ötede: 24 Eylül 2009.

Satürn’ü gözlemlemek çok kolay. Şafak sökmeden önce teleskobunuzu Aslan takımyıldızındaki “parlak yıldız”a döndürmeniz yeterli. Teleskobunuz yoksa sorun değil Satürn’e çıplak gözle bakmak bile yeterli ama halkaları maalesef göremeyecksiniz. Gökyüzü haritası için haberin devamına tıklayın.

 Gece saat 3:00 sularında Doğu ufku. Bu harita sayesinde Satürn’ü kolayca farkedebilirsiniz. Satürn Aslan takımyıldızında yer alıyor ve her dört dakikada yaklaşık 10 yükseliyor. Böylece sabah Güneş doğmadan önce batmak üzere oluyor. Gökyüzündeki bir çok cisim tıpkı Güneş gibi doğup batmaktadırlar.Bu bilindiği gibi Dünya’nın kendi ekseni etrafında dönmesinden kaynaklanmaktadır.

Laser Yardımıyla Krater Avı

LIDAR hava aracı Kanada’daki bu gizli krateri henüz keşfetti.

Telif Hakkı: Herd et al., Geology

Araştırmacılar, yeni bir teknoloji yardımıyla Kanada Alberta’da yaklaşık 1100 yıl önce çarpan bir meteorun oluşturduğu krateri buldular. Uygulanan tekniğin ismi ise LIDAR.

SCIENCE

Alberta Üniversitesi’nden bir grup araştırmacı uçağa takılan bu sistem sayesinde meteorların oluşturduğu kraterleri bulabiliyor. Sistem, gönderdiği laser ışınlarının yüzeyden yansıması yardımıyla yüzeyin tam olarak topografik haritasını çıkartabiliyor. Bu sistem bilim adamlarının işini çok kolaylaştırıyor çünkü genelde kraterler, göller ya da bitki örtüsü tarafından gizlenmiş oluyor.

Dünya’ya düşen meteorlar genelde Mars ile Jüpiter arasındaki Asteroit Kuşağı’ndan geliyor.Kraterlerde bulunan örneklerden Güneş Sistemi’nin tarihi ve kimyasal bileşimi anlaşılabileceği için kraterlerin bulunması büyük önem taşıyor.

Leonidlerin Dönüşü

Caltech’li(Kaliforniya Teknoloji Estitüsü) ve NASA’lı (Amerikan Havacılık ve Uzay Dairesi) gökbilimciler iki hafta önce ortaya çıkan Leonid göktaşı yağmurlarındaki beklenmeyen artıştan  2009 Leonid Göktaşı Yağmuru’nun yarı-fırtına şeklinde gerçekleşeceğini tahmin ediyorlar.

NASA Bilim Haberleri

NASA ve Caltech’ten gökbilimciler 2009 Leonid Göktaşı Yağmuru’nun çok etkili olacağını tahmin ediyor. Gökbilimciler tahminlerini, bir kaç yıllık sessizliğin ardından, 17 Kasım’da meydana gelen Leonidler’deki beklenmeyen artışa bağlıyorlar. 

Marshall Uzay Merkezi’nden Bill Cooke, Leonidler’in 17 Kasım 2009 tarihinde saatte 500 kayan yıldıza ulaşacağını tahmin ettiklerini belirtti. “Bu çok güçlü bir gösteri olacak” diyor Bill Cooke.

Tahminciler bir göktaşı fırtınasını saatte 1000 veya daha fazla kayan yıldız olarak tanımlıyor. 2009’daki göktaşı yağmuru ise yarı-fırtına şeklinde gerçekleşeceğe benziyor.

 17Kasım 2008’de Dünya 55P/Tempel-Tuttle kuyrukluyıldızından kalan toz kalıntısının içinden geçti. Bu kumlu kalıntı 500 yıldan daha uzun bir süre önce 1466 yılında Leonidler’i oluşturan kuyruklu yıldız tarafından bırakıldı.Kimse Leonidler’in bu kadar güçlü olacağını tahmin etmiyordu fakat Asya ve Avrupa’daki gözlemciler saatte ortalama 100 tane göktaşı saydılar.

 Jeremie Vaubaillon karşılaşmayı 1 saatlik bir hassaslıkla tahmin etti. Vaubaillion,” Ben de bir bilgisayar programı var. Bu program sayesinde Leonid kalıntılarının akımı hesaplanabilmektedir. Bu program  bunun gibi eski kalıntıları hesaplama konusunda dahi çok iyi iş görüyor”, diye belirtti.

17 Kasım 2009’da Dünya tekrar 1466 kalıntısının içinden geçecek. fakat bu sefer merkeze daha yakın olacak. 2008’de gözlenen göktaşı sayılarına dayanarak  Vaubaillion yaklaşan göktaşı yağmurunun gücünü tahmin edebilmekte: 21:43 UT’de (evrensel zaman dilimi) saatte 500 veya daha fazla Leonid.

“Bizim kendi bağımsız modelimiz de bu sonucu onaylıyor” diyor Cooke. “17 Kasım 2009’da 21:34 ve 21:44 UT arasında bir yarı-fırtına tahmin ediyoruz.”

 Her ne kadar Cooke Kuzey Amerika’yı bu güzel yağmurun haricinde tutmasa da, bu zamanlama en çok Asya’daki gözlemcilerin işine yarıyor.(Türkiye’de bu şanslı ülkerlerden bir tanesi)

Uluslararsı Göktaşı Kuruluşu (IMO)  üyeleri tarafından derlenen 2008 Leonid patlamasının sayımı.

 Bir çok okuyucu 1998-2002 yıllarının muhteşem Leonid yağmurlarını hatırlıyordur. En iyi yıllar  olan 1999 ve 2001 yılları saatte 3000’e yakın kayan yıldız meydana getiren Leonid fırtınaları üretmişti. 2009 gösterisi bu kadar yoğun olmayacak fakat eğer tahminler doğru çıkarsa gelecek yılın göktaşı yağmuru 1998’inkine benzeyecek, 1333’teki kalıntının neden olduğu  yarı-fırtına seviyesinde. Bu eski kalıntının, alev topları üreten külçe boyutundaki kalıntılar bakımından zengin olduğu ortaya çıktı. Bir çok gözlemci 1998 Leonidleri’nin hayatında gördükleri en iyi göktaşı yağmuru olduğunu belirtmişlerdi.

2009’daki de bunun gibi olabilir mi? Vaubaillon buna benzer fakat alev topları bakımından biraz daha fakir göktaşları bekliyor. Eğer modeller doğruysa 1466 kalıntısı Dünya’nın izlediği yolda bir çok toz parçası taşıyor fakat külçe sayısı o kadar da fazla değil. İşte bu, alev toplarının sayısını azaltıyor. Öte yandan Kasım’ın 17’sinde Ay, Yeni Ay evresinde olacak ve hiç bir şey bu muhteşem göktaşı yağmurunn önüne geçemeyecek. (Yazar hava koşullarını unutmuş. Umarım hava açık olur).

İkili Uçuşlar Başladı

Atlantis ve UUİ ayrıldıktan hemen sonra.

Fotoğraf: Pawel Warchal-Polonya

Uzay mekiği Endeavour, bugün saat Tsi 16:47’de  Uluslararası Uzay İstasyonu‘ndan (UUİ)  ayrıldı. Gökyüzünün bu iki parlak cismi ,Endevaour’un 30 Kasım’da Kennedy Uzay Merkezi’ne inmesine kadar ikili uçuşlar yapacak. İkili her gün birbirinden daha uzakta görülecek. Bu az rastlanır ikili uçuşların geçiş tarihleri hakkında bilgi almak ve onları gözlemek isterseniz forumumuzu ziyaret etmeniz yeterli.

Seminer: Güneş Sistemi

Haftalık seminerlerimizde bu hafta Mitoloji seminerimi var. Seminer ODTÜ Fizik Bölümü 3. Kat Cavid ErginsoySeminer Salonun’da 20 Kasım Perşembe günü saat 18:00 da olacaktır. Seminer katılmak isteyen herkese açıktır.

Ve Karşınızda Beta Pic b

Ve Karşınızda Beta Pic b

Beta Pictoris ve Beta Pictrois b ‘nin kızilötesinde çekilmiş fotoğrafları.Yıldız Beta Pictrois merkezde yer alıyor.Koyu renk diskin üst solunda yer alan nokta ise Beta Pic b. Resmin üst sağında bulunan çember ise sembolik olarak Satürn’ün Güneş’e olan uzaklığını temsil ediyor.

Geçtiğimiz   haftalarda  Fomalhaut  b’ nin gözlemlenmesinin ardından bu sefer de bir başka Güneş Sitemi ötesi gezegen olan ve yıldızı Beta Pictoris’in yörüngesinde bulunan Beta Pic b gözlemlendi.

Grenoble Üniversitesi’nden Anne-Marie Langrange ‘in  rehberliğindeki Fransız astronomlar Avrupa Güney  Yarımküre Astronomik Araştırmalar Organizasyonu dahilindeki 8,2 metre çapındaki teleskopu kullanarak yeni gezegeni gözlemlemeyi başardılar

Nokta halinde gözlemlenen gezegen, yıldızı Beta Pictoris’ ten 1000 kat daha az parlaklıkta.Yıldızın bu göz kamaştırıcı parlaklığından dolayı yeni gezegen oldukça zor ayırt edilebildi.Beta Pictoris’ in çıplak gözle görülebilen parlaklığı ise 4 kadirdir ve yıldız, Canopus’ un güneyinde yer almaktadır.

Beta Pic b yıldızdan 8 AB uzaklıktadır.Bu mesafe aşağı yukarı Satürn’ün Güneş’ e olan uzaklığı kadardır.Bu da gezegenin, önceki haftalarda bulunan Fomalhaut b ‘nin yıldızı Fomalhaut’ a olan uzaklığına göre Beta Pictrois’ e daha yakın olduğunu gösteriyor.

Kaynak: Sky & Telecope