gokyuzu.org

Beypazarı Gözlem Etkinliği

Hepimiz küçükken, şimdikine kıyasla daha az olan şehir kirliliğinde, başımızı kaldırdığımızda, gördüğümüz şey karşısında hayrete düşmüşüzdür. Yaşımız kaç olursa olsun çocukken gördüğümüz o kozmik tabloya olan hayretimiz hala aynı. İşte o tabloyu tekrar görme fırsatına eriştiğimiz Beypazarı gözlem etkinliğimize bir bakış atalım birlikte.

                                                                          ” Abi çok güzel yaa! ”

1)Odun Toplama:

24 Aralık günü saat 15.30 civarında, gece ısınmamızı sağlayacak olan ateşin odunlarını toplamak için buluştuk. Biyolojik Bilimler Bölümü’nün oradaki ormanda bir odun yığını olduğu söylendi; elimizde balta ve testereyle oraya akın ettik. Bir diğer grup da ateşi başlatmak için ihtiyacımız olan kozalakları toplamak için ayrıldı. Katılımın beklenenden daha fazla olmasının yanı sıra beklenenden daha da çılgındı. Bazı arkadaşlara balta verilmemesi gerektiğini öğrendik özellikle! Yorucu ama eğlenceli odun toplama merasimi sonrası, toplanan onca odunun otobüse yüklenmesine gelmişti ki sıra, kendince haklı olan şoför abimiz sağolsun, o kısımda biraz problem yaşadık. Kâh odunları battaniyeye sararak yükledik, kâh toplanan odunların yarısını geride bıraktık ama sonunda yola çıktık. (Her arabanın peşinden ezilme tehlikesine rağmen koşturan köpek arkadaşımıza da selam olsun!)

2)Yolculuk:

Her şey otobüse biner binmez, Alper arkadaşımızın Çağıl Benibol’a, ” Çağıl gel yanıma ekmek yaparız.” demesiyle başladı. Buradan yolculuğun ne kadar ilginç geçtiği hakkında bir fikir sahibi olabilirsiniz. Daha sonraki muhabbetler özetle; 10.Doktor’un (bkz. Doctor Who) sonik tornavidası, açısal momentum tartışmaları, otobüse soktuğumuz büyük tahta paletler ve bundan dolayı acı çeken yolcular… Sonuç: kahkahalarla yankılanan bir ODTÜ ringi…

3)Yemek Faslı:

Beypazarı Soda Heykelini (reklam) görünce yemeğe bir adım daha yaklaştığımızı anladık. Yemek yiyeceğimiz yere giderken karşılaştığımız dünyalar tatlısı yaşlı teyzemizden şişelerce havuç suyu ve meşhur Beypazarı kurularını stoklayıp yemek yerine ulaştık. Eski, taştan; ve sobalarla ısıtılan aşırı tatlı restoranımızda efsanevi yemeğimizi yerken traktörlere aşık olan Ege Karanfil arkadaşımıza şans eseri bir sürpriz bulduk:

Uzun bir yürüyüşten sonra içeceklerimizi ve “marshmallow”larımızı aldık. Otobüsümüze geri döndük ve gözlem yerine doğru yolculuğumuza devam ettik…

4) Gözlem:

Otobüsten indiğimizde gördüğümüz gökyüzü ağzımızı resmen açık bıraktı. Havanın da soğuk olması nedeniyle, ilk önce odunları otobüsten indirdik ve ateş yakacağımız yere taşıdık. Ateşi ideal bir sürede ve mükemmel bir şekilde yakan arkadaşlara teşekkür ederiz ki, kısa sürede ısınıp yanan marshmallow’larımıza kavuştuk – marshmallow’ları yakmak için kullandığımız çubukları toplamak için ağaçlara tırmanan Oğuzhan’a da ayrıca teşekkür etmek gerek tabii. Havanın ara ara kapalı olması sebebiyle teleskopları kuramadık ve gözlerimizle yetindik. Nereden geldiği belli olmayan ve ilk gördüğümüzde bizi korkutan bir de kardan adamımız vardı.

Özgür Can Özüdoğru’nun sesi, mızıkası ve gitarı; Enfal Sartaş’ın Seda Baştürk ile yaptığı gitar ve duduk düeti ile ateş başında geçirdiğimiz zaman daha da renklendi. Ellerinize sağlık AAT’nin müzisyen astronomları! Bulutlara rağmen, günün anısına, güzel yıldız fotoğrafları çekmeye çalışan azimli arkadaşlar da vardı. Bu gözlemdeki fotoğrafları, sıcacık ateşin başında durmak yerine soğukta bekleyerek bize sağlayan Tülay, Seda, Çağıl, Özgür Can ve Alper’e teşekkürlerimizi sunuyoruz.

Gecenin ilerleyen saatlerinde soğuğa dayanamaz bir hale geldik. Ateşimizi, parçalanan kardan adam ile söndürüp çöplerimizi topladıktan sonra, son bir kez o güzel gökyüzünü seyredip kısa bir kar topu savaşı eşliğinde otobüsümüze döndük. Yorgun bir halde, uyuyanlarımızın tatlı(!) horultuları ve uyanıkların sessiz(!) kahkahalarıyla ODTÜ’ye doğru yola çıktık.

Daha açık ve daha az karlı bir havada tekrar Beypazarı’nda görüşmek dileğiyle…

-Fatma Yaşa, İlkcan Erdem

“Staja Gittik, Ne Yaptık?” Etkinliği

Sevgili Yıldız Çocukları,

Bu Perşembe 18:30’da ODTÜ Fizik Bölümü 3. Katta bulunan Cavid Erginsoy Seminer Salonu’nda “Staja Gittik Ne Yaptık?” Temalı sunumlarımızı yapacağız. Topluluk üyelerimiz yaptığı stajları ve bu imkanları nasıl edindiklerinden bahsedecek.

Çağrı Erciyes, Hollanda Leiden Üniversitesi’nde yaptığı yaz stajından bahsedecek

Özgür Can Özüdoğru, Avusturya Viyana Üniversitesi’nde yaptığı yaz stajından ve Birleşik Krallık Somerset’te katıldığı astrofizik yaz okulundan bahsedecek

Ozan Kılıç ise Belçika Kraliyet Gözlemevi’nde yaptığı stajdan söz edecek.

Tüm yıldız çocuklarımızı bekleriz, fakat ODTÜ Güvenlik Önlemleri’nden ötürü üniversitemiz dışından gelecek yıldız çocuklarımızı okula alamıyoruz. Ayrıca etkinliğe katılacak ODTÜ mensubu tüm yıldız çocuklarının Fizik Bölümü’ne girişleri için en geç 23 Kasım Çarşmaba(Yarın) 12:00’a kadar isim soyisim ve telefon numarası bilgilerini facebook sayfamıza mesaj ile yahut [email protected] adresine elektronik posta ile iletmeleri gerekmektedir. Daha fazla bilgi için: http://www.gokyuzu.org/yazi/odtude-uygulanan-yeni-guvenlik-onlemleri-hakkinda-duyuru/

Bol Yıldızlı Geceler

Süper Ay’a Yolculuk

“Seni öpebilir miyim o halde? Bu acınası kağıtların üzerinde? Ya da camı açar, gecenin soğuk havasını öperim ben!” (Franz Kafka)

Gece kendine hayran bıraktı yine… Tombul mu tombul bir dolunay vardı ki bugün, biz ona “Süper Ay” diyoruz. Bu halini 18 yıl boyunca bir daha göremeyeceğiz. Gözlerimizle okşadık bugün onu, kraterlerinde zıpladık. Acılarımızı, kederlerimizi, sevinçlerimizi boşalttık. Çok güzel bakıştık çünkü. Gözümüz cız olmasın diye de ay filtresi kullandık, uzun zamandır kabından çıkmamıştı… Yüzlerce yıldız çocuğu geldi bu şölene ve takipli bir kundağımız olduğu için de şükrettik açıkçası. Yoksa, mümkün değildi bukadar insana hızlıca gözlem yaptırmak.

İşin en can alıcı noktası, arka taraftaki amfide Pink Floyd ve Camel şarkıları çalıyor olmasıydı. Ay duyamıyordu bunları ama gözlerimizden okuyordu elbet kalbimize nasıl işlediğini.

Yoruldu tabi o kadar bakışmaya, e napsın usulca bulutları çekti önüne yaklaşık iki saatlik gözlemin ardından. Saklanmadı yani, yapmaz öyle şey.

Ve son olarak, Camel’ın Rajaz şarkısından bir bölümle noktalayalım yazımızı;

Güneş ufukta son hüzmeleriyle kaybolduğunda
ve karanlık yerini aldığında…
Dinlenmek için mola vereceğiz.
Aşk şarkılarını,
Trajedi hikayelerini paylaşarak.

Yazan: Çağrı Erciyes

ODTÜ’de Uygulanan Yeni Güvenlik Önlemleri Hakkında DUYURU

ÖNEMLİ DUYURU

Sevgili Yıldız Çocukları,

ODTÜ Genelinde “geçici bir süre için” uygulanacağı bildirilen güvenik önlemleri doğrultusunda bizler de birkaç uygulamamızda değişiklik yapmak zorunda kaldık. Bu bağlamda:

1-) Bundan sonra yapacağımız Kongre ve benzeri büyük etkinliklerimiz haricinde güvenlik süreci boyunda ODTÜ dışından katılımcı kabul edemeyeceğiz. Dışarıdan katılımcı kabul etmemize “izin verilen” etkinliklerimizde sizlere önceden gerekli duyuruları yapacağız.

2-) İzin verildiği taktirde ODTÜ dışından gelecek katılımcıların TC kimlik numarası bilgilerini edinmek durumundayız.

3-) ODTÜ içerisinde yapacağımız herhangi bir etkinliğimize katılacak tüm ODTÜ mensubu katılımcıların, etkinliğimizden en az 2 gün önce geleceklerine dair bizlere ulaşmaları gerekmektedir ([email protected], Facebook mesajları veya twitter dm gibi yollar ile). Aksi taktirde etkinliklerimizi genellikle yaptığımız ODTÜ Fizik Bölümü’ne girişlerine izin verilmeyecektir. Bölüm binası dışında yaptığımız etkinliklerde bu presedür dahil değildir.

4-) ODTÜ içinden ya da dışından gelecek tüm katılımcılarımızın gelirken hem öğrenci kimliklerini hem de TC Kimliklerini yanlarında taşımaları ODTÜ Güvenlik Önlemleri geçici yönetmeliği kapsamında zorunludur. Yapılacak rastlantısal kontrollerin topluluğumuz ile bir alakası yoktur.

Yaşanan aksaklıklardan ötürü özür dileriz, umarız ki ilerleyen zamanlarda bunlara gerek kalmadan özgürce sizleri aramızda görebiliriz.

Bol Yıldızlı Geceler

Kahverengi Cücenin Meşakkatli Keşfi

Bu illüstrasyon yeni keşfedilen kahverengi cüceyi göstermekte.

Uzak bir yıldız, ön planında bulunan bir kozmik nesnenin yarattığı kütleçekimsel alandan dolayı kütleçekimsel merceklemeye uğrayarak da gözlenebilir. NASA’nın Spitzer ve Swift uzay teleskopları işbirliği yapıp bu tarz mercekleme olaylarını yakalama  peşindeler ki yapılan gözlemler sonucunda  bir kahverengi cüce keşfedildi.

Kahverengi cücelerin yıldızlar ve gezegenler arasındaki kayıp halka olduğu düşünülüyor. Bazılarının kütlesi Jüpiter’in kütlesinin 80 katına ulaşabilse de, çekirdekleri yıldızlarınki gibi nükleer füzyon olaylarıyla enerji üretecek kadar sıcak ve yoğun değildir. Bilim insanları, kütlesi Güneş’e yakın olan yıldızların %1’inden azında, 3 ile 5 astronomi birimi (Dünya ile Güneş arası mesafe) arası mesafede bir kahverengi cücenin yörüngede dolaştığını keşfettiler. Bu olay “Kahverengi Cüce Sahrası” fenomeni olarak adlandırılır.

Yeni keşfedilen kahverengi cüce de bu fenomene dahil olabilir. Spitzer ve Swift teleskopları kütleçekimsel mercekleme gözlemini, yeryüzünde yapılan araştırmalardan sonra, OGLE’nin (Optical Gravitational Lensing Experiment) de katkısıyla gerçekleştirdi. Cüceye “OGLE-2015-BLG-1319” adı verildi.

Nasa’da görev alan Yossi Shvartzvald bu olayın ardından kahverengi cüceler hakkında “Kahverengi cücelerin yıldızların çevresinde nasıl oluştuklarını ve neden aralarında bu kadar uzaklık olduğunu anlamak istiyoruz,” açıklamasında bulundu.

Kütleçekimsel Mercekleme (Microlensing) Nedir?

Kütleçekimsel mercekleme olayında, gözlemci için bir nevi fener görevi görmesi için arka planda kaynak bir yıldız seçilir. Büyük kütleli bir cisim, kaynak yıldızın önünden geçtiği zaman yıldızın ışığını saptırır ve odaklar. Böylelikle gözlemciye ulaşan ışık daha da parlaklaşır. Geçen cismin kütlesine ve hizasına bağlı olarak yıldız binlerce kat daha parlak dahi görünebilir.

Kütleçekimsel mercekleme yöntemiyle gözlenen cismin özelliklerini daha iyi anlamak için birden fazla teleskopla farklı konumlardan gözlem yapılabilir. Bu işlemi birden fazla teleskopla yapmak, bilim insanlarının ıraklık açısından (paralaks açısı) faydalanmasıyla mümkün olabiliyor. Başparmağınızı burnunuzun önünde tutun, sırasıyla bir gözünüzü kapatarak parmağınıza bakın. Parmağınızın uzayda yer değiştirdiğini hissedeceksiniz. Tıpkı parmağınızda olduğu gibi, paralaks yöntemiyle farklı konumlardan teleskopla gözlediğiniz cisimler de farklı büyütme modelleri sergiler.

Iraklık açısı; bir kimsenin gözünden çıkan, biri yerkürenin merkezinde öbürü yeryüzünde bulunan iki doğrunun bir gökcisminin merkezinde birleşerek oluşturdukları açı.

Kahverengi cüceden kaynaklanan kütleçekimsel merceklemeyi gözlemlemek için iki uzay teleskobu ve bir gözlemevi ortak olarak çalıştı.

Bu konu hakkında Shvartzvald “Ne zaman birden fazla noktadan gözlem yapsanız, iki uzay teleskobunuzun olması bir cismin ne kadar uzak olduğunu görmek için bir çiftten fazla gözünüz olması gibi oluyor; cismin kütlesi ile uzaklığı arasındaki oranı hesaplamak için daha fazla veri elde ediyorsunuz.” diyor.

Uzay ve yeryüzü teleskoplarından elde edilen veriler birleştirildiğinde, yeni keşfedilen kahverengi cücenin kütlesinin Jüpiter’in 30-65 katı arasında olduğu düşünülüyor. Araştırmacılar ayrıca kahverengi cücenin, başka bir K cücesinin (Güneş’in yarı kütlesine sahip olan yıldızlar) yörüngesinde dolaştığını da buldular. Araştırmacılar cüce gezegen ve yörüngesinde dolandığı yıldız arasındaki uzaklık için iki ihtimal buldu: 0,25 astronomi birimi ve 45 astronomi birimi. Eğer uzaklık 0,25 astronomik birim ise bu durum kahverengi cüceyi “Kahverengi Cüce Sahrası” fenomenine dahil edecek.

Araştırmanın diğer ortağı Geoffrey Bryden, bu araştırmanın üzerine, “Gelecekte, bunun gibi farklı konumlardan daha fazla çoklu kütleçekimsel mercekleme olayını tespit etmek ve kahverengi cüceler ile gezegen sistemleri hakkında daha fazla bilgi edinmeyi umuyoruz,” diyor.

Kaynak: Phys.org

Çeviri: Deniz Gamze Sanal

Süper Ay’a Bakıyoruz!

68 yılın en büyük, en parlak dolunayını kaçırmak istemiyorsanız ve de bu dolunayı neyin bu kadar özel yaptığını öğrenmek isterseniz, etkinliğimize hepinizi bekleriz sevgili rengarenk bulutsular!

Etkinliğimiz saat 14.11.2016 tarihinde saat 20.00’de Fizik Bölümü çimlerinde başlayacaktır. Eğer ki hava kapalı olursa, yani Ay bize yüzünü göstermezse, bunun duyurusunu da üzülerek buradan yaparız sevgili uzaylılar.

Etkinlik bağlantısı: Facebook

Yazan: Çağrı Erciyes

N’oluyor bu Titan’da? Cassini, Titan’daki Metan Bulutlarının Evrelerini Açıklıyor.

Hızlandırılmış bir video, Titan’ın bulutlarının dinamiğini açıklayabilir mi?

Şekil 1: Cassini’nin  Titan’ın üzerinde çektiği metan bulutları.

Kaynak:  (NASA/JPL-Caltech/Space Science Institute)

Nasa’nın uzay aracı Cassini, Satürn’ün uydusu Titan’da  gezen metan bulutlarını görüntüledi.

Her 20 saniyede 1 adet görüntü alarak çekilen ve 11 saat süren bu video, Titan’daki metan bulutlarının  gelişme evrelerinin ardından gezegen büyüklüğündeki uyduda gezindiklerini ve ardından yok olduklarını bize gösterdi.

Videoda da görülen bu bulutların hızları  7 ile 10 m/sn arasında değişmekte.

Cassini’nin şimdiye kadar çektiği fotoğrafların büyük kısmı günler, hatta haftalar almıştı. Bunun yanında, bu video ise sadece 11 saatlik bir gözlem sonucu oluşturuldu.

Bu video, bilim insanlarına bulutların dinamiğini daha iyi inceleme ve gözlemleme imkanı veriyor.  Bu yeni gözlemler, Titan’ın değişim sezonunun daha bitmediğini gösteriyor.

Cassini, Titan’ı ve hava durumunu 2017’ye kadar gözlemlemeye devam edecek.

Kaynak: Astronomy.com

Çeviri: Ege Can Karanfil

Venüs’teki Volkanlara Dair Daha Fazla Kanıt

Eğer antik çağlarda yaşamış gökyüzü gözlemcileri şu anda bizim bildiklerimizi biliyor olsalardı belki de Dünya’nın en yakın komşu gezegenine Venüs yerine Hades ismini verirlerdi. Bulutlarla kaplı bu dünya sülfürik asit ile bezenmiş yoğun karbondioksit barındıran bir atmosfere sahip. Burada hem zemin seviyesindeki sıcaklık 460°C hem de yüzeyin yaklaşık %85’inde ortalama 1.100 volkanik aktivite bulunmakta.

Gezegenlerle ilgilenen bilim insanları  Venüs’te hala volkanik patlamalar olduğuna neredeyse kesin gözüyle bakıyor.  Her ne kadar bu durumu kanıtlayamamış olsalar da tatmin edici veriler de yok değil. NASA’nın Magellan uydusu 1990’ların başında radarını kullanarak yüzeyin bir haritasını çıkarmış ve oldukça yeni görünen birçok akıntı bulmuştu. AUA(Avrupa Uzay Ajansı) tarafından gönderilen Venüs Ekspresi de ortaya çıkıp kaybolan aktif volkanik noktalar keşfetmişti. Hem Venüs Ekspresi hem de NASA’nın Pioneer Venüs Uydusu atmosferde, genelde volkan patlamaları sırasında açığa çıkan sülfür dioksit dalgalanmalarını da keşfetti.

Yeni bir araştırma, her iki uzay aracının gezegenin güney yarım küresinde bulunan yaklaşık 200 km genişliğinde ve 2½ km büyüklüğünde olan devasa volkan Idunn Mons ile ilgili yaptığı gözlemleri bir araya gtirdi. 2006 ve 2007 yıllarında, AUA uydusunun Görünür ve Kızılötesi Termal Görüntüleme Spektrometresi (VIRTIS) , Idunn Mons’un doğu yakasından gelen aşırı bir sıcaklık keşfetti ancak atmosferin mat bulutları uydudan görüşü engelledi.

Piero D’lncecco(Alman Uzay Merkezi, Köln) Idunn Mons’un yüksek çözünürlükteki radar haritalarını bulmak için Magellan’ın arşivi üzerinde çalıştı. D’lnecco ‘‘Bu veri sonuçlarını almak için Magellan ve Venüs Ekspresi’nin çözünürlükleri üzerinde gerçekten çok uğraştık’’ dedi.

Keşfedilen beş farklı akıntıdan bir tanesi geniş çaplı olmakla beraber zirveyi çevrelerken diğer dördü dağın doğu tarafında uzanmakta. Hepsi gayet yeni görünüyor ancak VIRTIS tarafından keşfedilen sıcaklığı açıklamaya yetecek kadar yeni olabilirler mi?

Ekip öncelikle her bir akıntıdan ne kadar sıcaklık yayılabileceğini modelledi ve doğu tarafındaki üç akıntının toplam sıcaklığının VIRTIS tarafından keşfedilen sıcaklığa uyduğunu fark ettiler. Tarafsız bir bakış ile bu akıntıların diğer eğimlerle birleştiğini söyleyebiliriz ki bu da akıntıların en yeni kollar olduğunu gösterir.

D’lncecco, bu bulguları AAS’nin(Amerikan Astronomi Topluluğu)  Kaliforniya’daki ‘’Gezegen Bilimi’’ ve ‘’Avrupa Gezegen Bilimi Kongresi’’ topluluklarını bir araya getiren toplantısında sundu.

Peki Venüs’teki aktif volkanların varlığını kanıtlamak için ne gerekiyor? Daha iyi bir uzay aracı ve şans. Bazı Avrupalı gök bilimciler 2025 yılında EnVision adı verilen bir uyduyu fırlatmayı umuyorken, Atlantik’in diğer tarafındaki bir ekip ise 2021 yılında yüksek çözünürlüklü radar haritası çıkarabilecek Veritas(Venüs Yayıcılık, Radyo Bilimi, InSAR, Topografi ve Spektroskopi’nin kısaltılmış hali) adlı bir uydunun yapımı üzerinde çalışıyor.

Telif Hakkı: NASA/JPL & ESA

Çeviren: Burkay Kuru

Kaynak: Sky & Telescope

Jüpiter Hilali Şafaktan Önce Gökyüzünde Karşılıyor

Son günlerde sabahları iş yolculuğum keyifli geçiyor. Orion (Avcı) takımyıldızı dışarıda,  güneybatı yönünde beni bekliyor. Arabamı garajdan çıkarıp kuzeye doğru dönerken Kutup Yıldızını saptamam birkaç saniyemi aldı. Çok parlak değil fakat yine de amatör astronomlar için güvenilir bir yol bulucu. Yolcuğumun geri kalan 45 dakikası boyunca çoğunlukla doğuya doğru gittim. Bence bu şanslı bir yön, çünkü sabahın karanlığına doğu ufkunu net bir biçimde görmeyi ekleyince ortaya Jüpiter’in harika görüntüsü çıkıyor.

Venüs’ü “Sabah Yıldızı” olarak aklınıza yerleştirmiş olabilirsiniz, fakat bu sabah doğuda gördüğünüz  -1.7 kadirlik  parlak ışık Jüpiter’diJüpiter 2 haftadır şafakta ufkun üstünde kendini gösteriyor. Her sabah gündoğumuyla kendi doğumu arasındaki süreyi  biraz daha arttırıyor: bugün(27 Ekim 2016), 40° Kuzey enlemindeki gözlemciler için Güneş’in doğuşundan 1 saat önce Jüpiter 11° yukarıda olacak; bugünden itibaren 2 hafta boyunca, Jüpiter’i görmek için Güneş doğmadan 1 saat önce doğu-güneydoğu istikametine  doğru ufuktan 30° yukarıya bakabilirsiniz.

İş yolcuğumla ilgili bir diğer güzel şey ise “ufalan” Ay’ dan geliyor. 15 günden daha az bir süre önce, Dolunay’ın ışığı sayesinde evden çıkarken balkonumda uzun bir gölge bırakıyordum. O zamandan beri Ay’ın aydınlık kısmının küçülüşünü, Yeni Ay’a doğru ilerleyişini izliyorum. Küçülen Ay Dünya çevresindeki hareketi sayesinde, gökyüzünde doğuya doğru kayıyor. Günden güne Ay, gökyüzünde çizdiği yolda Jüpiter’e yaklaşarak doğuya doğru ilerliyor.

Yarın sabah (28 Ekim Cuma), Kuzey yarımkürenin orta enlemlerindekiler için çıplak gözle görülebilecek olan bu yakınlaşmada Ay ve Jüpiter 2° den daha az bir mesafede olacaklar.Eğer doğu ufkunu net bir şekilde görebiliyorsanız, Jüpiter çok alçakta olmasına rağmen en iyi gözlem gündoğumundan 90 dakika önce olacaktır. Eğer karanlık gökyüzünde bulabilirseniz dürbün ile Galileo uydularını ve İkizler Takımyıldızı’nın en parlak 3. Parlak yıldızı olan Alhena’yı da görebilirsiniz. Hava aydınlandıkça, Jüpiter’in uydularını ve Alhena’yı seçmenin inanılmaz şekilde zorlaştığını ve gözünüzün önünde solup yok olduğunu göreceksiniz.

Yaz akşamları  Vega’nın  ne kadar erken gökyüzünde görünmeye başlayacağını bulmaya çalışırım. Kışın gezegenler sabahları erken saatlerde görüldükleri zaman buna benzer bir oyun oynarım: Aydınlanan gökyüzünde ne zaman gezegeni görememeye başlayacağım? Güneşin doğuşuna yaklaşık 1 saat kalana dek Jüpiter hafifçe yükselmiş olacak ve  çıplak gözle görülecektir. Peki başka bir yere bakıp hemen ona tekrar baktığınızda, onu tekrar tespit edebilir misiniz? Aslında, Hilal size Jüpiter’in yerini tekrar bulmada yardım edecektir, lakin o olmadan yeniden bulmak çok daha zor. Bu sonbahar bir gözünüz saatinizde olsun ve bize Jüpiter’i ne kadar uzun süre boyunca görebildiğinizi bildirin.

Telif Hakkı: Konstantinos Christodoulopoulos

Çeviren : Doğu Can Şahin

Kaynak: Sky & Telescope

Lisans Atölyeleri II – LaTeX Eğitimi

ODTÜ Fizik Bölümü Toplulukları Gururla Sunar!

Bu dönemin eğitim serisi Lisans Atölyeleri’nin ikinci eğitimi LaTeX!

Akademik dünyanın makale, kitap, paper, vs. yazmak için kullandığı yegane ve en elverişli program olan LaTeX’i kolay ve anlaşılır bir anlatımla, en temel seviyeden başlayarak öğrenmek isteyen herkesin çok işine yarayacak bu eğitimi kaçırmayın!

ODTÜ Fizik Topluluğu ve ODTÜ Amatör Astronomi Topluluğu olarak düzenlediğimiz Lisans Atölyeleri’ne hepinizi bekliyoruz! Etkinliğimiz saat 18.00’de Fizik Bölümü 3. katta bulunan Cavid Erginsoy Seminer Salonu’nda olacaktır.

Eğitime gelmeden önce bilgisayarınıza TeXstudio ve MiKTeX yüklemeyi unutmayın!

TeXstudio: http://www.texstudio.org/
MiKTeX: https://miktex.org/download